Aşka her zaman güvendi. Ölümlerden ölüm beğendi.
Rose‘un önünde iki seçenek vardı. Ya ölecek, ya öldürecekti. Kalbinin sesini dinledi ve yanlışı seçti. Rose, önce Dimitri‘nin doğduğu topraklara, Sibirya‘ya, uzun ve talihsizliklerle dolu bir yolculuk yaptı. Ardından St. Vladimir Akademisi‘ne döndü. Böylece en yakın arkadaşı Lissa‘ya da kavuşmuş olacaktı. Ama Rose‘un kalbi halen Dimitri için atıyor ve sevdiği adamın bir yerlerde, hayatta olduğunu biliyordu. Eline bir şans geçmişti oysa. ...